Ana içeriğe atla

Akçakoca'da Bir Köpek Dramı

Pek çoğumuzun hayatında, ondan sonra diye başladığımız hikayeler vardır. Anlatacağım bir köpek hikayesi, Sarı'nın hikayesi; bu hikaye Dohaycana kadar uzanan  hikaye .

Yedi yıl önce limanda köpeğimi dolaştırırken Sarı'ya rastlamıştım. Yerde yatıyordu, boynuna bir beyaz bez parçası sarılmıştı. Orada bulunan insanlara ne olduğunu sorduğumda  'bıçaklanmış' dediler... Bu duruma kayıtsız kalınmış, köpeğin  ölmesi bekleniyordu adeta. Köpek titriyor, yarı şuursuz vaziyette yatıyordu .Bir şeyler yapmak gerekiyordu... Bayram olduğundan yardım alınacak veteriner de yoktu. O dönemde Çınar Caddesinde bir veteriner vardı, kendisi bayram tatilindeyken yerine Veteriner İsmail Bozkan Bey bakıyordu. Sarı, bıçaklandığı O gün, mesleğini gönülden yapan bir hekimle tanışmamıza vesile oldu.

Bir vicdansız insan tarafından bıçaklanmış bir köpek, vicdanıyla hekimliğini yapan bir insanla tanışmamıza vesile olmuştu. ( O'nunla tanıştıktan sonra, destekleriyle sokaklarda uyuz ve hasta olan köpeklere nasıl yardım edebileceğimizi öğrenmiştik.)
Hepimizin insan olması için sadece vicdan yeterli.


O dönemde, sadece bir iki kişi sokaktaki canlara ne yapıp yardım edebilir, nasıl doyurabiliriz diye çabalıyorduk, bir kaç kişi başka birkaç kişiyle karşılaştı, birbirimizi tanıdık, yüreğimizle canları korumaya çalıştık.
Her canlının yaşam hakkı vardır, diye düşünüp hissediyoruz. Böyle hissederken Dohaycan oluştu. Birlikte Akçakoca'da canların hayatta kalabilmesi için çabalıyoruz.

İnsanız, hepimizin farklı huyları, karakterleri olduğu gibi, pek çoğu insana anlamsız gelse de, hayvanların da farklı huyları ve karakterleri var. Küçük bir çabayla, biraz onlarla iletişim kurabilmeyi becerebilsek, onların sadece sevgiyi anlayıp hissedebildiklerini anlayabiliriz. 
Küçük yaşlardan itibaren çocuklara verilen korku, yetişkin olduklarında da aynı korku enerjisiyle artar. Köpek korkusuna sahip pek çok insan, bilmeden korkar .

Sarı, iletişim kurmayan bir köpekti, insanlar onun canını yakmıştı, mesafeliydi, insanlara kuyruk sallamıyor, sevimli görünmeye çalışmıyordu.Üstelik agresif bir köpekti. Biz insanların da farklı hikayeleri vardır; bazılarımızın yaşamında da kökten sarsıcı yaşanmışlıklar olmuştur, O insanın hikayesini bilmeden, sinirli, agresif birisi deyip geçeriz. Sarı'nın hikayesini bilenler bilmeyenler onun agresifliğini hoş görmediler, yaşama tutunduğu, kendini kabul ettirdiği çevresinden aldırıp barınağa gönderdiler. 


Yaşayamazdı ki Sarı, özgür, yaşadığı ortama alışkındı. Kaçtı barınaktan, yakaladılar bir daha kaçtı, yakaladılar taki ölümüne zincire vurulana kadar.


Boynundan bıçak darbesi almıştı yaşamıştı, boynundan zincire bağlanmıştı ölmüştü. Evet bir köpek daha ölmüştü... Hissetmeyenlere anlamsız bir durum, hissedebilenlerin ise boğazı düğümlü ...

Güldal Torun 



Bir başka Kayıp Köpek Hikayesi ....Badi ve Arkadaşı ( Kayıp)




Sokakta çok var dediğiniz ama ömürleri çok kısa olan bu canların hikayesini anlatmak istiyor Güldal Torun... 
Bir başka hikayelerde buluşmak üzere... İyi hikayelerin yazılacağı günlere kadar...

Editör: Kaktüs

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...

"DOĞA İLE UYUMLU KENTLER OLUŞTURMALIYIZ"

 Akçakoca Belediyesi Mavi Bayrak için başvuru kriterlerinde yer alan etkinliklerden birini daha gerçekleştirdi. Panelin açılış konuşmasını Mavi Bayrak ile ilgili çalışmaları yürüten Abidin Eskici yaptı. "Akçakoca'da iklim değişikliği, doğal sistemler ve kıyı alanlarını; sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda, doğa tabanlı ve yerel yönetim odaklı bir dirençlilik persfektifiyle ele almayı amaçlayan" panele D.Ü. Orman Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Necmi Aksoy, Prof. Dr. Engin Eroğlu,  Prof. Dr. Kıvanç Ak, Prof.Dr. Osman Uzun katıldılar. Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi olan Sayın Aksoy ; "Yaşanan bir laboratuvar Kent Akçakoca'da Sürdürülebilir Eko Sistemler için Botanik Bahçesi önerisini" anlattı. "Türkiye'de botanik bahçesi sayısının çok düşük olduğunu, bu bahçelerin çoğaltılarak yok olmak üzere olan endemik türlerin koruma altına alınabileceğini, bu bahçelerin aynı zamanda turizme de katkı sağlayacağını,"vurgulayan Aksoy, ...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...