Ana içeriğe atla

MAHALLE PAZARI SANAT SOKAĞI İLE TAVAN YAPABİLİR...


Yukarı Mahalle Pazarı'nın yeni stantları kuruldukça, seyyar pazar görünümü giderek azalırken, kalıcı, estetik bir pazarın adımları da atılmış oluyor.
Pazarın Batı Karadeniz Bölgesi'nin en iyi ve popüler pazarı olması için yöresel ürünlerin markalaşması ve Akçakoca'ya özgü olması gerekiyor. 
Melengüççeği tatlısı'nın kökenlerinin Gürcü geleneğinden geldiği söylense de, Mahalle Pazarı ile birlikte Akçakoca markası olma yolunda. 




30 Nisan 2016 tarihinde 1001 kadın ile yapılacak melengüççeği rekor denemesi bu çalışmaların en önemli adımlarından...
 Akçakoca'yı seven herkes bu rekor için destek vermelidir.


 
SANAT SOKAĞI'NDA SANAT EVİ DE OLMALI
Şimdi de Akçakoca'nın yerel sanatçılarına Sanat Sokağı düzenleniyor. Sanatçıların hem üretttiği, hem de ürettiği ürünleri satabileceği yer olarak düşünülüyor. 



Sanat Sokağının kalıcı olması için, o bölgede, kışın ve yağışlı havalarda, sanat atölyesi olarak kullanılabilecek mekana ihtiyaç var. 
Bu mekan öyle bir mekan olmalı ki; İçinde resim atölyesinden tutun da müzik atölyesine ve el sanatlarına kadar her türlü çalışma yapılabilsin.



Yeni yapılacak, Valilik Binasının alt katı geçici olarak bu açığı kapatacak şekilde planlanabileceği gibi, yeni bir mahalle evi restore edilerek, tamamı sanat merkezi olarak kullanılabilir.

Ayrıca, bazı bölgelerde düzenlenen özel gecelere benzer etkinliklerle turlara farklı bir hizmet verilebilir. (Kapadokya'nın Perşembe Geceleri'nde erkek köçekler oynar, Urfa'nın Sıra gecelerinde türküler söylenir.) Biz de kına gecesi, mani gecesi yapılabilir. ( Eskiden lazların köy düğünlerinde karşılıklı Türkü atışmaları olurdu mesela)

Buradan Sayın Valimiz Ali Fidan, Belediye Başkanımız Cüneyt Yemenici ve Kaymakamımız Mehmet Özer'e duyuralım. Eminim onlarda bu konuda düşünmüş ve çoktan planlamışlardır bile...


4 Foto: Hatice Özdemir




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağustos Böceği ile Katamaran

MÖ 6. yüzyılda yaşamış, eski Yunan masalcısı Ezop’un   masal kahramanları hayvanlarmış... Bu masallardan Ağustos Böceği ile Karınca’nın masalını bilmeyen yoktur. Masal, eğlenmeyi çok seven Ağustos Böceği ’nin bütün bir yaz şarkı söyleyip, eğlenirken, tam tersini yapan Karınca ’nın bütün yaz çalışarak, kış için erzak deposunu doldurduğunu anlatır. Ve acımasız kış gelir, Ağustos böceği bütün yaz eğlenmekten ambarına yiyecek koymaya zaman bulamamıştır. Çaresiz aç kalınca komşusu Karınca’nın kapısını çalar. Karınca’nın cevabı kıştan daha acımasızdır; “Madem bütün yaz saz çaldın, oynadın, şimdide oyna öyleyse” der ve kapıyı Ağustos Böceğinin yüzüne kapatır... Bu masalı çocukluğumdan beri çok acımasız bulmuşumdur; Ağustos Böceği’nin bütün yaz sıcaktan, çalışmaktan yorulmuş karıncalara ve diğerlerine şarkılar söyleyerek, neşe katarak hayatlarını kolaylaştırdığını düşündüğüm için acımasız bulmuşumdur. Eğer arkadaş olmayı başarsalardı; Çalışmaktan başka amacı olmayan Karınca ile e...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...