Ana içeriğe atla

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ "EVSEL ATIKLARIN GERİ DÖNÜŞÜMÜ" PANELİ'NDE GERİ DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ.

Prof. Dr. Halil İbrahim Uğraş sunumunda; " Evsel atıkların  kaynağında ayrıştırılmasının, geri dönüşüm değerini arttırdığını, "Atık Yağlar"ın geri dönüşüme gönderilmeyerek lavaboya veya dışarı dökülmesinin çevreye çok fazla zarar verdiğini" anlattı. 
 
Günlük ortalama 1 kg. atık üretiyoruz !




 
"1 ton plastik geri kazanılırsa 14 bin kw/saat enerji kazanmak mümkün.
1 ton cam geri kazanılırsa 100 lt. petrol kâr elde edilir. ( Çünkü camı elde etmek için yakılan fırınlarda kullanılan yakıtın maliyeti yüksek) "
 
 
Sayın Uğraş "Atık pillerin yarattığı kirliliğin önlenmesi için pillerin düzenli aralıklarla toplanması gerektiğini, pil kutularını asmakla yetinmeyerek, pillerin geri toplanması için TAP Derneği'nin aranması halinde gelip aldıkları" bilgisini verdi.
(www.tap.org.tr/ T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından atık pillerin ayrı toplanması, taşınması, depolanması ve bertarafında yetkilendirilmiş tek kuruluş olan TAP Derneği)

 
"Ülkemizde yılda 350 bin ton atık yağ üretilmektedir. 1 litre atık yağ, 1 milyon litre temiz suyu kirletmektedir."
"40 yılda %37 tatlı su kaynağı kaybolmuştur." 
"Yağ atıklarının, suların yüzeyine çıkarak, sularda yaşayan canlılara zarar verdiğini, suyu kirlettiğini, yağları atmak yerine geri dönüşümde değerlendirilerek ülke ekonomisine önemli kaynak yaratılabileceği" üzerinde duruldu.
 

Düzenli depolama sistemi ile vahşi çöp toplama döneminin bitmesi bir gelişme olarak değerlendirilmekte. Düzce Belediyeler Birliğinin ortaklaşa yaptığı, Yığılca'da açılan çöp depolama istasyonu sayesinde, vahşi depolamanın yarattığı çevresel kirlilik önlenmiş olacak.

Bir sonraki adım; çöpün kaynağında ayrıştırılmasını sağlayacak proje çalışmaları ile halkın bilinçlenmesini sağlamak ve çok daha fazla çöpün geri dönüşümde kullanılması ile ülke ekonomisine katkı sunmak olmalı.
 

"İnsan Kaynaklı kirliliğin Turizme Etkileri" sunumunda Arif Güngör " Sürdürelebilir Turizm için kaynakların korunması, çevrenin kirletilmemesinin yanısıra, Belediye personelinin  Bilinçli Personel olarak duruşunun da önemli olduğunu" anlattı.







Düzce Üniversitesi Eğitmeni Volkan Bilir ise " Evsel atıkların Çevre Eğitimindeki yeri" konulu sunumunda eğitimin ilerleyen kademelerinde bu konuda verilen eğitimlerin yetersizliği nedeniyle; daha küçük yaşlarda oluşan çevre bilincinin Yüksek öğrenime gelindiğinde giderek azaldığını" anlattı.
"Evsel atıklarımız, bulunduğumuz çevreye göre değişirken, yarattığımız kirlikte bölgelere, köylere ve şehirlere göre farklılıklar göstermekte."


Geleceğimizi böylesine ilgilendiren bir konuda Düzce Üniversitesi'nin verdiği emek paha biçilemez.

Özelikle; Düzce Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBİYOM) Müdürü Yardımcı Doçent Doktor Deniz Yağlıoğlu’na, Yrd. Doç. Arif Güngör'e ve Prof. Dr. Halil İbrahim Uğraş'a  düzenledikleri ve katıldıkları ‘’Evsel atıklar ve Akçakoca’’ konulu panel için teşekkür ederiz. 
Ne yazık ki; böylesine önemli bir bilgilendirme paneline muhtarlar, sivil toplum örgütleri mutlaka katılmalıydı. Gençlerin bu konuda eğitiminin çok önemli olduğunun altını çizerek; Salonun boşluğu Piri Reis'ten getirilen öğrencilerle doldurulması onların ilgisizliğini örtemedi.

Daha sonra paneli hazırlayan öğretim görevlilerine teşekkür plaketi verildi.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağustos Böceği ile Katamaran

MÖ 6. yüzyılda yaşamış, eski Yunan masalcısı Ezop’un   masal kahramanları hayvanlarmış... Bu masallardan Ağustos Böceği ile Karınca’nın masalını bilmeyen yoktur. Masal, eğlenmeyi çok seven Ağustos Böceği ’nin bütün bir yaz şarkı söyleyip, eğlenirken, tam tersini yapan Karınca ’nın bütün yaz çalışarak, kış için erzak deposunu doldurduğunu anlatır. Ve acımasız kış gelir, Ağustos böceği bütün yaz eğlenmekten ambarına yiyecek koymaya zaman bulamamıştır. Çaresiz aç kalınca komşusu Karınca’nın kapısını çalar. Karınca’nın cevabı kıştan daha acımasızdır; “Madem bütün yaz saz çaldın, oynadın, şimdide oyna öyleyse” der ve kapıyı Ağustos Böceğinin yüzüne kapatır... Bu masalı çocukluğumdan beri çok acımasız bulmuşumdur; Ağustos Böceği’nin bütün yaz sıcaktan, çalışmaktan yorulmuş karıncalara ve diğerlerine şarkılar söyleyerek, neşe katarak hayatlarını kolaylaştırdığını düşündüğüm için acımasız bulmuşumdur. Eğer arkadaş olmayı başarsalardı; Çalışmaktan başka amacı olmayan Karınca ile e...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...