Ana içeriğe atla

“ ORMANLARI VE BİO ÇEŞİTLİLİĞİ KORUYARAK “ALTERNATİF TURİZM” YAPILMALI.


“AKÇAKOCA ORMANLARIMIZ VE BİO ÇEŞİTLİLİĞİ” PANELİ YAPILDI.
Akçakoca Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü ve Düzce Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi  tarafından düzenlenen  “ Akçakoca Ormanlarımız ve Biyoçeşitliliği “ konulu panel gerçekleştirildi.

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr.ErnazAltundağ  “ Biyolojik Çeşitlilik :  Genel Bakış “ konulu sunumunda; 

 
"Açlığa çözüm bulmak amacıyla ortaya çıkan ve dünyada hızla yayılan YEŞİL DEVRİM(GREEN REVOLUTİON) olarak adlandırılan gelişmenin sonucunda; dar alanda en yüksek düzeyde ürün alınabilmesi için tarım ilaçlarının, kimyasal gübrelerin ve aşırı suyun kullanılması  nedeniyle, tarımsal üretimin arttığını, ama bu artışın daha sonra çevre ve insan sağlığı üzerinde ki etkilerinin olumsuz olduğunun anlaşıldığını" anlatan Sayın Altundağ " Hatalı kullanılan tarım ilaçlarının ve kimyasal gübrelerin insan sağlığına ve yaşam alanlarını ifade eden habitatlara zarar verdiğini" söyledi.
"Yeşil devrim geride çevre kirliliği gibi ciddi yan etkiler bıraktı. " dedi.


HABİTATLARIN KORUNMASI GEREKİYOR.


 
 “ Yiyeceklerimizin tümü biyolojik çeşitlilik kaynaklıdır. Biyolojik çeşitlilik günümüzde tıp, kozmetik, gıda üretim süreçlerinden yararlanılan bir hammadde olarak görülmektedir. Doğal habitatlar yok olmakta, türler aşırı kullanım tehdidi altında bulunmaktadır. Biyolojik çeşitliliğin artması genellikle verimliliği artırabilir, ancak verimliliğin artması biyoçeşitliliği azalmaktadır. Kirlettiğimiz çevrenin faturası bize çeşitli sağlık ve diğer sorunlar şeklinde geri dönmektedir. Orman ekosistemlerini korumalıyız, tüketim alışkanlarımızı değiştirmeliyiz, enerjiyi tasarruflu kullanmalıyız, fosil yakıt tüketimini azaltmamız gerekiyor.
Ben sözlerimi Friedrich Nietzsche’nin  “ Pek çok insan bir şeye  “yeter “ denilmesi gerektiğini tam olarak bilmez” sözüyle kapatmak istiyorum” dedi.

Bitki Sistematikçisi Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyolojik Bölümü öğretim üyesi Dr.Aslı Doğru Koca sunumunda ;" Akçakoca ilçesinin bitki çeşitliliğini ve bazı bitkilerin yerel kullanımını" anlattı.
  Akçakoca’da yetiştirilen bitki türleri ile ilgili olarak;  yapılan araştırmaları ve sistematik bulguları ve bu çalışmalardan  elde edilen verileri paylaştı.


Akçakoca’da toplam 636 çeşit bitki türü olduğunu belirterek bu bitki türlerinin özelliklerini, nerelerde yetiştiğini ve nelere iyi geldiği hakkında bilgiler sundu.





Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi, Toprak İlmi ve Ekoloji bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Murat Sargıncı aldı.


 Akçakoca ormanlarında yapılan ormancılık ve bilimsel faaliyetlerinin biyoçeşitlilik üzerine etkisini anlattı.   “ Orman ekosistemini kısaca tanımlarsak, ekosistemler açık sistemlerdir ve döngü sistemidir. Bütün mesele enerjiye dönüştürmektir. Enerji döngüsüne bağlı olarak, canlı çeşitliliği değişmektedir.” dedi.

" Ölü kese hücrelerinin yerleştirilmesi " ile ilgili olarak yaptığı araştırmaları ve incelemelerin sonuçlarını anlattı.


Düzce Üniversitesi  Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu  öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Arif Güngör aldı.
 
"Akçakoca ormanlarının turizm açısından değerlendirilmesi" üzerinde durarak “ Akçakoca ormanlarının sürdürülebilinirliği ve turizm alanında nasıl bir etkisi olacağının araştırılması gerektiğini" söyledi.

 Bu konuda Akçakoca’da Düzce’de önem arz ediyor, bu konudaki  farklı bakış açılarını geliştiriyoruz. Eko – turizmi ön plana çıkartmamız gerekiyor.




 
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağustos Böceği ile Katamaran

MÖ 6. yüzyılda yaşamış, eski Yunan masalcısı Ezop’un   masal kahramanları hayvanlarmış... Bu masallardan Ağustos Böceği ile Karınca’nın masalını bilmeyen yoktur. Masal, eğlenmeyi çok seven Ağustos Böceği ’nin bütün bir yaz şarkı söyleyip, eğlenirken, tam tersini yapan Karınca ’nın bütün yaz çalışarak, kış için erzak deposunu doldurduğunu anlatır. Ve acımasız kış gelir, Ağustos böceği bütün yaz eğlenmekten ambarına yiyecek koymaya zaman bulamamıştır. Çaresiz aç kalınca komşusu Karınca’nın kapısını çalar. Karınca’nın cevabı kıştan daha acımasızdır; “Madem bütün yaz saz çaldın, oynadın, şimdide oyna öyleyse” der ve kapıyı Ağustos Böceğinin yüzüne kapatır... Bu masalı çocukluğumdan beri çok acımasız bulmuşumdur; Ağustos Böceği’nin bütün yaz sıcaktan, çalışmaktan yorulmuş karıncalara ve diğerlerine şarkılar söyleyerek, neşe katarak hayatlarını kolaylaştırdığını düşündüğüm için acımasız bulmuşumdur. Eğer arkadaş olmayı başarsalardı; Çalışmaktan başka amacı olmayan Karınca ile e...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...