Ana içeriğe atla

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ, AKÇAKOCA'NIN KALBİNE SICAK DOKUNUŞLARLA VARLIĞINI HİSSETTİRMEYE BAŞLADI.

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ BELEDİYE NİKAH SALONUNDA PANEL DÜZENLEDİ.



SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK ( DOÇ.DR. DENİZ ERGÜDEN)
AKÇAKOCAN'NIN DENİZEL BİYOÇEŞİTLİLİĞİ VE BALIKÇILIĞI
 ( YRD.DOÇ.DR. DENİZ YAĞLIOĞLU)
AKÇAKOCA'DA BALIKÇILIK VE TURİZM İLİŞKİSİ ( YRD. DOÇ.DR. ARİF GÜNGÖR) 

KONULU PANELDE AKÇAKOCA'NIN DENİZİ, KIYISI, BALIKÇILIĞI VE TURİZM İLE İLİŞKİSİ TARTIŞILDI.

Sürdürülebilir Balıkçılık üzerine sunum yapan Doç. Dr. Deniz Ergüden " Sürdürülebilir balıkçılığın olabilmesi için, bir sonraki dönemde çıkarılabilecek balığın hesaplanarak, yeterli miktarda avlanılması gerektiğini" söyledi.
Ergüden özetle;  "1970'li yıllardan sonra sanayi tipi avlanma yöntemlerinin artmasıyla, balıkçılığın sürdürülebilir olmadığını ve balık miktarının giderek azaldığı tespit edildi.
Bunu önlemek için; balık türlerinin çeşitli biyolojik özellikleri dikkate alınarak, avlanılan balık boylarının yeniden belirlenmesinin yanı sıra yumurtlama dönemlerindeki farklılıkların da dikkate alınması gerekiyor. Her çeşit balığa en az bir-iki kez üreme şansı verilmeli ki stoklar korunabilsin.
Yasadışı avcılık deniz eko sistemine zarar veriyor. Mayıs- Eylül arasındaki avlanma yasağına uyulması şart.
Kayıtdışı Avcılık ile belirlenen kotaların çok üstüne çıkılıyor ve bu kontrol edilemiyor.

EKO SİSTEME DAYALI BİR BALIKÇILIK ANLAYIŞI OLMALIDIR.
Doğada belli bir alanda yaşayan, varolan canlı- cansız varlıkların tümü eko sistemin bir parçasıdır. O sistem korunmadığında türler de yok oluyor.
NASIL ÖNLEM ALINMALI?
İzleme: Deniz, hava her türlü ekipmanlara takip
Stok tespiti: Denizlerimizde hangi türden ne kadar var olduğunun tespiti
Alternatif Kaynaklar
Denizde balıkların yaşam döngülerine uygun avlanma" olduğunu söyledi.

AKÇAKOCA'DA DENİZEL BİYOÇEİTLİLİĞİ VE BALIKÇILIĞI üzerine sunum yapan Yrd. Doç. Deniz Yağlıoğlu "Denizlerimizde yaşayan bir çok türün artık görünmediğini; Uskumru, Akya, Dülger gibi birçok çeşitin artık bulunmadığını" söylerken, Küpez, Sardalya, Lapin gibi yeni balıkların arttığını, denizlerimizde egzotik tür olan mavi yengeç gibi türlerin çıktığını" açıkladı.
"Akçakoca'da balık miktarı azalırken, Deniz salyangozunun arttığını " belirten Yağlıoğlu " gemilerle gelen deniz anası türlerinin balıklar için tehlike oluşturduğunu, balık yumurtalarından ve balıkların besin kaynaklarından beslenmelerinin balık üremesine zarar verdiğini" söyledi.
 
AKÇAKOCA'DA BALIKÇILIK VE TURİZM İLİŞKİSİ üzerine sunum yapan Yrd. Doç. Dr. Arif Güngör " Balıkçılık ve Turizm ilişkisini Sürdürülebilirlik, çevre, Ekonomi ve Yaşam Kalitesini yükseltme persfektifinden ele alarak fırsatları ve tehditleri anlatan Swot analizini dinleyicilere anlattı. Sunumunun özeti şöyle:
 
Akçakoca için Tehditler :
Yayılma : Düzensiz büyüme
Bariyer : Kıyıya erişim engeli
İvme : Düşük Gelişim ivmesi
Kirlilik : Doğa tahribatı
İşsizlik : Sektörel Çeşitsizlik
Girişim : Üretim, yeni iş kurma girişimi
Katılım: Karar verme süreçlerine katılım zayıf
Erişim : Kamusal alanların yetersizliği
 
Akçakoca İçin Fırsatlar
- Doğal kaynak çeşitliliği
-karadeniz Kentler arası İşbirliği
-Stratejik Konum
-Renk, Ruh
-Temiz hava, temiz su
-Turizm Potansiyeli
- tarımsal Sanayi
-Limanlar ( Hava- Deniz)
- Kıyı bandı
 
ORTAK GELECEK İÇİN B.E.K. ANALİZİ
 
( Kentlerin planlanmasında klasik analiz olan SWOT analizi tehlikeleri ve fırsatları ortaya çıkarıyor. Bugünkü durumun fotoğrafını çekmek için ideal bir yöntem. Arif Hoca Akçakoca için hem SWOT hem de B.E.K analizi yaparak kapsamlı, derinlikli ve stratejik bir arka plan çalışması yapmış.)
 
Sayın Güngör'ün sunum özeti :
"Stratejik Bakış açısı ile ; Proje geliştirme, İşbirlikler, Paylaşım, Kimlik ve Taşıma Kapasitesi ( Ekonomik, kültürel, psikolojik, sosyolojik) dikkate alınmalıi
Kent Kurgusu Oluşturulmalı
- Gelişim aksı, deniz, liman, akarsu, kıyı, balıkçılık, turizm hepsi birlikte ele alınmalı, yerel yönetimler ve yerel halk, üniversite buluşmalı,
 
Bölgesel Vizyon/ Ulusal Vizyon/ Uluslararası Vizyon / Kentsel Vizyon
- Su ürünlerinin geliştirilmesi,
-Karadeniz'de balıkçılığın başlangıç noktası olabilir,
-Pesta Turizmi: balıkçılıkla Turizmi birleştiren sportif amaçlı balıkçılık ( İtalya'da yaygın)
 
Türkiye 'de bununla ilgili yasal düzenlemelerin yapılması şart. "
Panel sonrası Rektörlük tarafından hazırlanan teşekkür belgeleri paneli düzenleyen ve sunum yapan öğretim görevlilerine takdim edildi.
 
3 TARAFI DENİZLERLE ÇEVRİLİ TÜRKİYE TARIM BAKANLIĞI BALIK STOĞUNU BİLMEDİĞİ GİBİ, NEKADAR BALIK TUTULDUĞUNU DA BİLMİYOR.
Bu panelde Avrupa Birliği'ne Balıkçılık için müracaat eden Tarım Bakanlığı'na Avrupa'da ki ilgili birimlerin " sizin daha balık üretimine ve stoğuna dair hiçbir çalışmanız yok, önce verilerinizi, dosyanızı oluşturun " cevabından sonra Tarım Bakanlığı'nın 2 gemi ile araştırma çalışmalarına yeni başladığını öğrenmiş olduk.
 
Paneli izleyen balıkçılar, denizlerimizden çıkarılan "cik cik" olarak adlandırılan kum midyesi avının kumsala zarar verdiği, midye ile birlikte çıkarılan tonlarca kumun denizlerden çekilmesinin tehlikesine dikkat çekerlerken, çok tartışılan bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığına şahit olduk.
 
Limana mendirek ilavesi tartışılmaya devam edecek. Kıyıyı ve kumumuzu koruyucu önlemler alınarak, teknik ve bilimsel çalışmalar yapılmadan ilave mendirek yapımı düşünülmeli. Kıyı çalıştayında Bilim İnsanlarının önerdiği açığa yapılacak dalgakıranlarla dalgaların kıralarak, limandaki teknelerin güvenliğinin sağlanabileceği önerisi de düşünülmeli ve tartışılmalı.
 
Bize bu paneli hazırlayan ve sunan; İlçemizin geleceği için emek veren akademisyenlere ve Düzce Üniversite'sine teşekkür ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağustos Böceği ile Katamaran

MÖ 6. yüzyılda yaşamış, eski Yunan masalcısı Ezop’un   masal kahramanları hayvanlarmış... Bu masallardan Ağustos Böceği ile Karınca’nın masalını bilmeyen yoktur. Masal, eğlenmeyi çok seven Ağustos Böceği ’nin bütün bir yaz şarkı söyleyip, eğlenirken, tam tersini yapan Karınca ’nın bütün yaz çalışarak, kış için erzak deposunu doldurduğunu anlatır. Ve acımasız kış gelir, Ağustos böceği bütün yaz eğlenmekten ambarına yiyecek koymaya zaman bulamamıştır. Çaresiz aç kalınca komşusu Karınca’nın kapısını çalar. Karınca’nın cevabı kıştan daha acımasızdır; “Madem bütün yaz saz çaldın, oynadın, şimdide oyna öyleyse” der ve kapıyı Ağustos Böceğinin yüzüne kapatır... Bu masalı çocukluğumdan beri çok acımasız bulmuşumdur; Ağustos Böceği’nin bütün yaz sıcaktan, çalışmaktan yorulmuş karıncalara ve diğerlerine şarkılar söyleyerek, neşe katarak hayatlarını kolaylaştırdığını düşündüğüm için acımasız bulmuşumdur. Eğer arkadaş olmayı başarsalardı; Çalışmaktan başka amacı olmayan Karınca ile e...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...