Ana içeriğe atla

TAŞA HAYAT VERENLERİN SERGİSİ



RIDVAN ÖRS








EROL BADANOZ





www.duzceyerelhaber.com - Tuncay Top haberi

1958 yılından beri deniz kıyısından topladığı midye kabuklarından sanat eserleri üreten Rıdvan Örs, yıllar önce tesadüfen gördüğü taştan yapılmış bir resim çerçevesinden etkilenerek başladığı taş mozaik obje yapımına hiç ara vermeden devam etmiş. Son sergisini Akçakoca Özkök kültür merkezinde taş ve ağaç eser ustası üç sanatçı arkadaşıyla birlikte açan Örs, bu çalışmaların kendisinden sonra da devam etmesinden başka bir beklentisinin olmadığının da altını çiziyor.
Ağaç ve taş objeler sergisini Erol Badanoz, Salih Demirci ve Ercan Yıldız gibi taş ve ağaş işleme sanatçılarıyla birlikte açan Rıdvan Örs, sergide yer alan 147 eserin her birinin sevgi ile yoğrulduğunu ve manevi değerlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.
Evli ve üç çocuk babası olan ve Akçakoca belediyesinde meclis üyeliği görevini de yürüten Rıdvan Örs sergi ile ilgili olarak gazetemize şu açıklamayı yaptı :
‘’50’li yıllardan beri midye kabuklarını toplayıp işleyerek onlardan hediyelik eşyalar yapıyordum. Kısa bir zaman önce yakın çevremin telkinleriyle taş mozaik eserler yapmaya başladım. Kumsallarımızdan çakıl taşı ve farklı camsı yüzeyli taşları toplayarak bunlardan sanat eseri üretiyorum. Amacım bugüne kadar amatör bir ruh ve heyecanla yaptığım bu çalışmaların bundan sonraki kuşaklar tarafından ekonomik kazanç elde edilecek bir anlayışla devam ettirilmesidir. Bizden sonra da bu çalışmaların devam ediyor olacağını bilmek beni son derece mutlu edecektir. Belki bu sergi bunu sağlayacak bir fırsat olacaktır.’’



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağustos Böceği ile Katamaran

MÖ 6. yüzyılda yaşamış, eski Yunan masalcısı Ezop’un   masal kahramanları hayvanlarmış... Bu masallardan Ağustos Böceği ile Karınca’nın masalını bilmeyen yoktur. Masal, eğlenmeyi çok seven Ağustos Böceği ’nin bütün bir yaz şarkı söyleyip, eğlenirken, tam tersini yapan Karınca ’nın bütün yaz çalışarak, kış için erzak deposunu doldurduğunu anlatır. Ve acımasız kış gelir, Ağustos böceği bütün yaz eğlenmekten ambarına yiyecek koymaya zaman bulamamıştır. Çaresiz aç kalınca komşusu Karınca’nın kapısını çalar. Karınca’nın cevabı kıştan daha acımasızdır; “Madem bütün yaz saz çaldın, oynadın, şimdide oyna öyleyse” der ve kapıyı Ağustos Böceğinin yüzüne kapatır... Bu masalı çocukluğumdan beri çok acımasız bulmuşumdur; Ağustos Böceği’nin bütün yaz sıcaktan, çalışmaktan yorulmuş karıncalara ve diğerlerine şarkılar söyleyerek, neşe katarak hayatlarını kolaylaştırdığını düşündüğüm için acımasız bulmuşumdur. Eğer arkadaş olmayı başarsalardı; Çalışmaktan başka amacı olmayan Karınca ile e...

GARAJI OLMAYAN APARTMANLARDA OTOPARK SORUNU ARTIYOR!

AKÇAKOCA İÇİN ÇOK GEÇ OLMADAN YENİ BİNALARDA GARAJ YAPIMI ZORUNLU OLMALIDIR. 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN CÜNEYT YEMENİCİ'DEN BU SORUNU ACİL OLARAK ÇÖZÜLECEK SORUNLAR LİSTESİNE ALMASINI BEKLİYORUZ! Akçakoca’da inşaatlar son hızla devam ederken, yapılan inşaatların çoğunda garaj yapılmasının ihmal edilmesi nedeniyle, kaldırımlar park yeri olarak kullanılmaya başlanmıştır. Hızla büyüyen ve en az 40 dairelik inşaatlarda bile, araçlar için park yeri ayrılmaması Akçakoca’nın sokaklarını kısa zamanda tüketecektir. Bu sorunun en önemli muhatabı belediye ve belediye meclis üyeleridir. Yeni yapılan apartmanlara garaj yapımı yerine belediyeye harç ödenerek, garaj yapımından vazgeçme seçeneğinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. 1994 yılında çıkarılan Otopark Yönetmeliğin 4. maddesi ; “Binayı kullananların otopark ihtiyacının bina içinde veya parselinde karşılanması esastır. Ön ve yan bahçe mesafeleri otopark olarak kullanılamaz. 81-120 m² arasın...

Geçmişin İzinde...

Osmanlı’dan günümüze uzanan eski bir Mahalle;  evleri, sokakları, dükkanları ve pazarı ile,  Zümrüd-ü Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuyor.  Mahalle Evleri’nin arasında kurulan “Kadınlar Pazarı”nın uzun bir aradan sonra “Mahalle Pazarı” olarak yeniden canlanmasına tanık oluyoruz Akçakoca’da… Akçakoca’nın bildiğimiz en eski hikayesi, Cenevizliler ve eski Roma dönemine kadar uzanıyor.  Köklü, tarihsel ve arkeolojik çalışmalar yapılamadığı için, altında yatan tarihi dokusu ile gizemini hala koruyan bir yer Akçakoca. 1961 yılında Avusturya Bilim Akademisi’nin önderliğinde; Akçakoca’ya gelen araştırma ekibi, Akçakoca’nın genişleyen şehir merkezinin antik ve büyük bir yerleşim yeri olduğu kanaatine varıyor. Ama ellerindeki verilerle Akçakoca Tarihinin Roma’lılardan öncesine dayandığına dair bir kanıt bulamıyorlar.  Kale ve kale çevresinde yerleşim alanları olduğu tahmin ediliyor ama daha sonra bu konu üzer...